• Hayata Artı Çevre Programı Geleceğin Tarımı Projesi tarımsal uygulamalarda sürdürülebilir arazi ve su kullanımını esas alarak tarımsal üretim için en kritik unsurlardan biri olan nem başta olmak üzere toprağın temel niteliklerini korumayı hedefliyor. Bunu yaparken günümüzde Birleşmiş Milletler başta olmak üzere, tüm dünyada biyolojik çeşitlilik, iklim değişikliği ve doğal kaynakların yönetimi için önerilen “ekosistem yaklaşımı”nı benimsiyor. Program kapsamında anıza doğrudan ekim, rüzgar perdeleri gibi biyolojik çeşitliliğin korunması ve iklim değişikliğine uyumlu, sürdürülebilir arazi ve su kullanımına katkıda bulunan yöntemler uygulanıyor.
    • Proje Ortakları
      Coca-Cola Hayata Artı Vakfı
      Doğa Koruma Merkezi
      Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı – Tarım Reformu Genel Müdürlüğü
      Konya Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü
      Cihanbeyli, Güneysınır, Ilgın, Karapınar ve Sarayönü Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlükleri
      Cihanbeyli, Ilgın ve Sarayönü Ziraat Odaları
      Cihanbeyli (Beyliova, Böğrüdelik, Zaferiye); Güneysınır (Güneybağ, Karasınır); Ilgın (Argıthanı, Kapaklı), Karapınar (Akören, Demiryalı) ve Sarayönü (Karatepe) Çiftçileri.
    • Proje Amacı

      Toprağın su tutma kapasitesini arttıran, toprağın ve suyun verimli kullanımını sağlayan tarım yöntemlerinin çiftçiler tarafından benimsenmesi.

      Doğanın tarımsal uygulamalara sağladığı katkıların (ekosistem hizmetleri) belirlenmesi, hassasiyet alanlarının belirlenmesi ve elde edilen bilgiler ile bir yol haritası çizilmesi.

    • Proje Kapsamı

      Geleceğin Tarımı projesinin uygulamaları gerek su gerekse toprak kaynakları açısından son derece önemli olan Konya Havzası’nda Cihanbeyli, Güneysınır, Ilgın, Karapınar ve Sarayönü ilçelerinde gerçekleştiriliyor.

      Hayata Artı Çevre Programı ile Türkiye’nin gıda güvenliği açısından en kritik bölgelerden biri olan Konya Kapalı Havzası’nda yaşanan su sorununun etkilerinin azaltılması ve tarım sektörünün değişen iklim koşullarına uyumlu hale getirilmesine katkıda bulunulması amaçlanıyor.

    • Proje Uygulamaları
      • Doğrudan Ekim

        Geleneksel yöntemlere göre, bir önceki yıl ürün alınan toprak ya nadasa bırakılmalı ya da altı üstüne getirilerek/sürülerek ekim öncesinde hazırlanmalıdır. Toprak işleme olarak adlandırılan bu yöntem pek çok çiftçi için vazgeçilmez bir işlemdir. Ancak bu yöntem toprağın işlenmesi esnasında toprağın muhafaza ettiği suyun buharlaşmasına neden olmaktadır. Ayrıca sürme işlemini kolaylaştırmak adına yakılan anız da hem su hem de organik madde kaybıyla sonuçlanmaktadır.

        Buna karşılık, son yıllarda yukarıda bahsedilen toprak işleme gerekliliğini ortadan kaldıran “Korumalı Tarım” (Conservation Agriculture) teknikleri büyük gelişme göstermiş, anız üzerine doğrudan ekim yapabilen ve geleneksel tarım makinaları ile aynı verime sahip “Doğrudan Ekim” makinalarına erişim kolaylaşmıştır. Doğrudan ekim yöntemi herhangi bir ön hazırlık aşaması gerektirmediği için zaman, iş gücü ve yakıt tasarrufu; toprağı işlemediği için de su tasarrufu sağlamaktadır. Doğrudan ekim yapıldığında, bırakılan anız (bitki kök ve gövdeleri) toprağı bir arada tutan ve erozyondan koruyan doğal bir ağ görevi görmekte, üstelik uzun vadede organik madde olarak geri kazanılmaktadır.

        Bu yöntemin istikrarlı bir biçimde uygulanması ile toprağın organik madde miktarının ve dolayısıyla da su tutma kapasitesinin arttığı bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır.1-2

        Geleceğin Tarımı Projesi, Konya’da bu yöntem üzerine uzun yıllardır bilimsel çalışmalar yapan Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü uzmanlarının desteğiyle doğrudan ekimi çiftçilere tanıtmakta ve uygulanması için olanak sağlamaktadır.

        Bu doğrultuda T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın ilçe teşkilatlarına hibe edilen 8 doğrudan ekim makinesi ile 2013 ve 2014 yıllarında Karapınar, Cihanbeyli, Ilgın ve Güneysınır ilçelerinde toplam 8500 dekar alanda doğrudan ekim yöntemi uygulanmıştır. Bu uygulama sonucunda alanda 250 milyon litreden fazla su tasarrufu3 sağlandığı hesaplanmıştır.

        1http://www.fao.org/docrep/009/a0100e/a0100e08.htm
        2http://www.fao.org/ag/ca/1b.html
        32015 tahmini verilerini de eklersek 22540 dekar alanda 900 milyon litre (ya da 1 milyon metreküp’e yakın) su tasarrufu sağlanmıştır diyebiliriz.

      • Rüzgar Perdesi

        Şiddetli rüzgarlar Konya Havzası’nda hem su, hem de toprak kaybına neden olmaktadır. Esen şiddetli rüzgarlar toprağın suyunun buharlaşmasına ve üst tabakada bulunan taneciklerin kolayca taşınarak kaybolmasına neden olmaktadır. Bu durum toprağın verimini ve zaten kısıtlı miktarda olan su kaynaklarını ciddi biçimde olumsuz etkilemektedir.

        Bu soruna yönelik olarak en doğal ve uzun vadeli çözüm, rüzgarı yavaşlatan canlı bariyerler kurulmasıdır. Bu amaçla, kuraklığa dayanıklı ve bölge ekolojisine uyumlu ağaçların “rüzgar perdesi” olarak kullanılması kabul gören bir uygulamadır.1

        Tarım alanları söz konusu olduğunda, ülkemizde pek yaygın olmayan bu uygulamanın rüzgar erozyonunu azalttığı, dolayısıyla verimli toprağın kaybolmasını engellediği, sulama ihtiyacını azalttığı ve toprağı organik açıdan zenginleştirdiği bilimsel çalışmalarla ortaya konmuştur.2-3

        Bu amaçla proje kapsamında rüzgar erozyonunun en yoğun olarak hissedildiği Karapınar ve Sarayönü ilçelerinde 2015 yılı sonu itibarıyla toplam 200.000 ağaç rüzgar perdeleri oluşturacak şekilde dikilecek ve bu sayede her yıl milyonlarca litre su tasarrufu sağlanacaktır.

        1http://www.nrcs.usda.gov/wps/portal/nrcs/main/national/landuse/forestry/windbreaks/
        2http://www.centerforagroforestry.org/pubs/training/chap6.pdf
        3http://www.nvca.on.ca/Shared%20Documents/The%20Benefits%20of%20Windbreaks%20Extension%20Notes.pdf

      • Doğanın Tarımsal Uygulamalara Sağladığı Katkıların Belirlenmesi

        Doğanın insan topluluklarına ücretsiz olarak sağladığı ürün ve hizmetlerin tamamı ekosistem hizmetleri olarak adlandırılmaktadır. İnsanlar her ne kadar kültürel ve teknolojik değişimlerle çevresel değişimlere karşı belirli önlemler alabilse de, yaşamak için doğanın sunduğu bu hizmetlere bağımlıdırlar.

        Tarımsal ekosistemler ise insanlar tarafından tarımsal üretim odaklı yönetilen yarı-doğal ekosistemlerdir. Tarımsal uygulamalar, hem ekosistem hizmetlerinin sağladığı faydalardan doğrudan etkilenmekte, hem de fayda sağlamaktadır.

        Tarımsal uygulamaların faydalandığı ekosistem hizmetleri 3 temel grupta ele alınmaktadır:
        • Destek hizmetleri (toprak oluşumu ve tutulması, vb.),
        • Düzenleyici hizmetler (iklimin düzenlenmesi, erozyon kontrolü, suyun temizlenmesi, tozlaşma, bitki zararlılarının biyolojik kontrolü, vb.),
        • Tedarik hizmetleri (tatlısu kaynakları ve genetik kaynaklar, vb.).

        Konya, Türkiye’nin en az yağış alan ve aynı zamanda gıda üretimi açısından ülke çapında önem taşıyan bölgelerinden biridir. Bu nedenle bölgedeki tarımsal uygulamaların faydalandığı ekosistem hizmetlerinin devamlılığı, tarımsal sürdürülebilirlik ve dolayısıyla hem sosyal refah hem de ekonomik açıdan büyük önem taşımaktadır.

        Proje kapsamında Konya ili sınırlarındaki tarım uygulamalarının faydalandığı ekosistem hizmetlerinin belirlenmesi, bu hizmetlerin sosyo-ekolojik açıdan hassas olanlarının ortaya konması ve sorunlara yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesi çalışmalarına başlanmıştır. Bu yaklaşım, tüm Türkiye’ye yaygınlaştırılabilecek pilot bir uygulama özelliği taşımakta ve Türkiye’deki tarımsal ekosistemlerin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır.

    • Proje Yeri
      Konya Kapalı Havzası
Video